Diş Gıcırdatma

Diş Gıcırdatma Bruksizm  çoğunlukla uyku sırasında meydana gelen güçlü çene hareketlerinin yol açtığı çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma problemidir. Toplumumuzda oldukça sık karşılaşılan bir sorundur. Çoğunlukla bu alışkanlığa sahip olan kişiler, bu rahatsızlığını fark etmez.

Diş gıcırdatmanın nedenleri nelerdir?

Bruksizmin (diş gıcırdatması) oluş sebepleri hakkında çeşitli görüşler mevcuttur. Bazı araştırmacılar buruksizmin dişler arasındaki kapanış ilişkisinin bozulmasından dolayı meydana geldiğini, bazıları ise santral sinir sistemindeki bir hastalığın yol açtığını, bazı araştırmacılar da bu iki sebebi de içeren çok yönlü bir sorun olduğunu düşünmektedir.

Duygusal açıdan yaşanan problemler de bu soruna neden olabilir. Stres, diş gıcırdatma ve sıkma probleminin en belirgin sebepleri arasındadır.

  • Aşırı sinirli, hassas, titiz bir yapıya sahip olmak
  • Malokluzyon (dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar)

Diş gıcırdatması sonucu ağız ve dokularında ne tür rahatsızlıklar oluşur ve belirtileri nelerdir?

Dişlerin çiğneyici yüzünde oluşan aşınma: Dişlerin birbirleri ile sürtünmesi neticesinde meydana gelen aşınma bütün dişleri kapsayabilirse de özellikle ön dişlerde daha etkili olur.

Dişlerde kırılma: Dişleri sıkma ve gıcırdatma neticesi ön dişlerin köşelerinde arka dişlerin çıkıntılı bölümlerinde mikro çatlaklar meydana gelir. Röntgen ile görülemeyen bu çatlaklar zamanla büyür ve dişlerin kırılmasına yol açar.

Dişlerde aşırı hassasiyet: Çoğunlukla soğuğa karşı hassasiyet ortaya çıkar. Ani diş sızlamaları başlar.

Diş etinin geriye çekilmesi ve çoğunluka bu durum ile birlikte meydana gelen dişin boynunda diş eti hizasında oluşan çentik şeklindeki aşınmalar: Bu durumun meydana gelmesine sebep olarak ilerleyen yaşa bağlı diş eti çekilmesi ya da aşırı baskı uygulanarak yapılan diş fırçalama olarak etkenler sıralansa da, bruksizm hastalığının dişlerde bu gibi oluşumlara yol açtığı bilinmelidir.

Dişlerde sallanma: Uzun yıllar süren gıcırdatma neticesi dişler gevşer ve sallanmaya başlar. Aşırı basınç dişleri saran kemik desteğinin kaybolmasına yol açar. Bu durumu telafi etmek adına dişlerin kökleri hizasında ekstra kemik çıkıntıları ortaya çıkar.

Yanaklarda iritasyon (tahriş): Özellikle dişleri birbirlerine temas ettikleri kapanış çizgisi hizasında, yanağın iç bölümünde çizgi ya da kabartı şeklinde fibröz bir oluşum ortaya çıkar. Bu oluşum sebebi ile sıklıkla “yanak ısırma” olayı vuku bulur.

Kas ağrısı: Özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların aşırı çalışması bu bölgelerde kas ağrısına yol açar.

Çene ekleminde ağrı: Çene eklemine aşırı yüklenilme sebebi dolayısıyla eklemde ağrı, çıtırtı ve kenetlenme meydana gelebilir.

Bu belirtiler diş gıcırdatmasının hemen başlangıcından itibaren ortaya çıkmaz. Olayın şiddetine ve süresine göre kimi zaman yıllar sonra kendini gösterebilir. Çoğunlukla belirtilerin tümü birden olmayabilir. Kimi zaman çok az belirti gösterebilir.

 Tedavi

Tedavinin amacı dişlerde çene ekleminde meydana gelebilecek kalıcı zararları engellemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır

Diş hekimi tarafından uygulanan, uyku esnasında dişlerin birbirleri ile temasını önlemek için alt ve üst çene dişlerinin arasına yerleştirilerek uygulanan “gece koruyucuları”, diş gıcırdatması semptomatik tedavisinde kullanılan en önemli araçtır. Fakat gece koruyucularının çoğunlukla tek başlarına yeterli olmaz.

Bu sebeple hastalığın ortaya koyduğu tabloya göre gece koruyucularının yanında bazı ilave tedavilerinde uygulanması gerekmektedir.

 

Stres terapisi

  • Rahat uyumayı sağlayıcı önlemler,
  • Kas gevşetici ilaç uygulaması,
  • Hatalı yapılmış diş dolgusu ve kaplamaların yenilenmesi,
  • Eksik olan dişlerin yerine koyulabilmesi için protez uygulamaları.

Tedavi edilmezse ne gibi sonuçlara yol açar?

Dişlerdeki aşınmalar neticesi dikey boyutta azalma, dişlerde, çene eklemi ve çiğneme kaslarında ağrı, fonksiyon kısıtlılığı, çene kilitlenmesi (daha çok stress kaynaklıdır), ileri vakalarda ise ameliyat gerektirecek eklem deformasyonları meydana getirebilir.

Çocuklarda diş gıcırdatma

Diş gıcırdatma çocuklarda oldukça sık karşılaşılan bir sorundur. Özellikle uyku esnasında yapılan gıcırdatmalar aileler tarafından daha kolay fark edilebilir. Sebepleri ise, gelişimsel olabileceği gibi psikolojik ve sistemik çeşitli problemlerden de kaynaklanabilir bu sebeple tedavinin bu sebebe göre uygulanması gerekir.

Diş gıcırdatma tıp dilinde Bruksizm olarak isimlendirilir. Çoğunlukla uyku esnasında, dişleri kontrolsüz bir şekilde sıkarak yapılan bir durumdur. Pedodontistlerin yaptığı araştırmalarda; dış gıcırdatmanın üç ana grupta toplandığı bildirilmiştir:

  • Daimi dişlenmeye geçildiğinde, yani karma dentisyon denilen sırada, süt dişlerini dökme sırasında oluşan biyokimyasal ajanlar ve bu sebepten dolayı oluşan diş sıkma
  • Sistemik çeşitli sorunlara bağlı diş sıkma (bağırsak parazitleri, sinüs akıntıları vb.)
  • Çocuğun yaşadığı psikolojik faktörlere bağlı diş sıkma; yeni kardeşinin olması, anne-babanın kavgaları ya da okul başarısızlıkları gibi faktörler sebebiyledir.

Çocuklarda diş gıcırdatma tespit edildiği andan itibaren, en mühim sorun, neden oluştuğunu saptamaktır. Şayet bu büyüme gelişme esnasında oluşan bir süreçse, tedavi etmek düşünülemez. Fakat neden, sistemik bir problemse; mesela nazofarengeal bir akıntı, sinüs akıntısı varsa ya da bir bağırsak sorunu ya da endokrin ile ilgili hormonal bir problem mevcut ise, ilgili uzmanın buna yönelik bir tedavi uygulaması gerekir. Çocukta şayet psikolojik bir problem  varsa, zaten aile bunu tespit etmekte güçlük çekmeyecektir. Bu durumda etkenin belirlenmesi ve ortadan kaldırılması için çalışılmalıdır. Ardından ise palyatif tedaviye geçilebilir.

Önce sebep saptanmalı

Diş gıcırdatmaya sebep olan faktör ortadan kaldırıldıktan sonra sıkma sürüyor ise ve bu durum rahatsızlık verecek seviyede ise ağız içerisine ufak bir aparey hazırlanabilir. Bunun dışında çocuğun ağıziçerisindeki dolgularının kontrolü de önem teşkil eder. Çünkü süt dişlerinde yüksek yapılmış bir dolgu ya da yanlış kapanışlar diş sıkmaya yol açabilir. Bir diş hekiminin bunu saptamalı ve aileyi yönlendirmelidir.

Sistemik rahatsızlıklar mevcut ise; kimi zaman bağırsaklarında parazit olduğu düşünülen çocuklar dahi yalnızca diş sıkmayla tespit edilebilir. Çünkü bağırsak parazitlerinin sebep olduğu spazm tükürük akışını arttırarak, kaslarda kasılmaya yol açabilir ve bu yüzden çocuk uyurken dişlerini sıkıp gıcırdatabilir. Bu gibi durumlarda, diğer nedenler elimine ediliyorsa, sistemik sorunun tespiti için çocuk doktoruna başvurmak gerekebilir.

Sebebe göre tedavi yapılır

Bruksizmin tedavisi nedenlerle doğrudan ilgilidir.

  • Şayet çocuğun sistemik sorunu ve buna bağlı diş gıcırdatması mevcut ise; bu sorunun tedavi edilmemesi vücutta başka problemlere neden olabileceği için ilk olarak o sistemik durumun ortadan kaldırılması gerekmektedir. Tedaviye paralel olarak da diş sıkma ve gıcırdatma da ortadan kalkmaktadır.
  • Şayet bu psikolojik bir problemse ve sürekliliği mevcut ise bu da ayrı bir problem teşkil etmektedir. Burada, problemi kaldırmaya yönelik aile ve hekimin beraber çalışması ve bu süreç içerisinde çocuğa diş sıkmayı önleyici geçici bir aparey hazırlanması gerekmektedir.
  • Bunların haricinde normal büyüme gelişmeyle ilgili bir diş sıkma ve gıcırdatma mevcut ise; bu zaten çocuk diş değiştirdikçe ortadan kalkacak ve bir sorun teşkil etmeyecektir.

Çocuğun geleceği için tedavi mutlaka gereklidir!

Gıcırdatma ilerleyen yaşlarda da devam eder mi ve devam ederse de ne gibi sonuçlar ortaya çıkarır?
Şayet bu soruna sebep olan etken psikolojikse, çocuk büyüdüğü zaman da aynı şekilde diş gıcırdatma ve sıkma sürebilir. Çünkü streslere verdiği cevap olarak bunu uykuda çözme ve diş sıkma gibi bir alışkanlıklar edinmiştir ve bu daimi dentisyonda da etkili olur. O zaman ciddi sorunlarla da karşılaşma riski içerisine girer. Çünkü diş sıktığı için tüm çiğneme kasları ve yüz kaslarında da sürekli bir stres ve gerilim olacağından ileride eklem rahatsızlıkları boyun ve sırt ağrılarına yol açabilir.

Aynı zamanda dişsel olarak da; diş eti çekilmeleri, diş yüzeyinde aşınmalar ve çene yüksekliğinde azalmalara yol açar, hem işlevsel hem de psikosomatik çeşitli bulgular da meydana gelebilir. Yani dişini sıktığı için başı ağrıyabilir, sırt ve boynu ağrıyabilir. Bunun dışında dişleri aşındığı için çürüğe karşı daha dayanıksız hale gelir. Bunların hepsi şayet psikolojikse ve çocukluk döneminde başlamışsa, esasında doktorlar ve aileler için uyaran olurlar, çocuğun bu stresini ortadan kaldırmaya yönelik çeşitli tedaviler tercih edilmesinde büyük bir etken olurlar. Çocuğun stresi o dönemde azaltılırsa, ileride daha dirençli olması ve bu sayede diş sıkma sorunun önüne geçilmiş olur.