Diş beyazlatma uygulaması ve diş taşı temizliği birbirinde farklı yöntemlerdir, ayrıca uygulanış tarzı olarak değişiklik gösterirler. Diş taşı temizliği ardından şiddetli bir sıcak-soğuk hassasiyeti meydana gelirken, bleaching ismi verilen kimyasal diş beyazlatma tekniğinde bu hassasiyet çoğunlukla meydana gelmez. Bu durumda yapılması gerekenler de birbirinden oldukça farklıdır. Genel olarak, diş taşı ve beyazlatma uygulamaları ardından dikkat edilmesi gereken noktalar şu şekildedir:

Çok sıcak ve çok soğuk besinlerin tüketilmesine bir gün ara verilmeli
Soğuk hava temastan kaçınılmalı
Asitli içeceklerden uzak durulmalı kısımlara denk getirmeden yavaş hareketler uygulanmalı
Diş taşı temizliği ardından dişlere plak giderici sıvılar temas ettirilmemeli
Diş etleri hassas olacaktır, bu yüzden kürdan diş ipi gibi maddeler kullanılmamalı
Diş beyazlatma tekniği olarak bilinen ve kimyasal tekniklerin tamamından meydana gelen bleaching teknik, dişlerin bir senelik bir süre ile beyaz ve ışıltılı kalmasını sağlayan bir beyazlatma yöntemidir. Beyazlatma esnasında uygulanan maddeler kimyasal içeriklidir bu sebeple diş minesinde aşınmalara yol açarlar. Bu sebeple diş beyazlatma uygulamalarını bir yıldan kısa sürede yaptırmak uygun olamamaktadır. Yılda iki defa yapılabilen bu yöntem ortalama olarak 3-8 ay kadar beyaz dişlere sahip olmayı sağlar.

Diş beyazlatma yöntemi, kimyasal işlemlerle yapılırken metottuna bağlı olarak diyotlar ile zenginleştirilmiş olan uygulamalar yapılır. Burada kullanılan jel kimyasal bileşenlerden meydana gelen bir madde olmasının yanı sıra, uygulanan ışın UV ya da LED olabilmektedir. Düşük dalga boyuna sahip ışın için bir sıkıntı yoktur, UV ışın kullanılan teknikte diş etlerinin zarar görmemesi bakımından oldukça titiz davranmak gerekmektedir. Her iki uygulama da kimyasal madde barındırdığı için diş minesine oldukça etkili zararlar verir. Aşınmış olan dişler daha çabuk lekelenir.

Diş taşı temizliği ise, tartar ismi verilen diş plağı için uygulanan bir tekniktir. Bu teknik esnasında kimyasallara diğerinde olduğu kadar çok yer verilmez. Yalnızca belirli kimyasallar barındıran ve zararlı olmayan bir gri toz maddenin aşındırıcı olarak kullanılması yöntemidir. Her iki uygulama esnasında da hastaya iğne yapılmaz. Çünkü, uyuşturmayı gerektirecek bir yöntem değildir. Diş taşı temizliği daha yaygın aralıklarla yapılabilen ve neticeleri daha sağlıklı dişler ortaya çıkaran bir yöntemler bütünüdür. Her hekim tarafından oldukça pratik şekilde uygulanabilen bu yöntemin dışında diş beyazlatma için spesifik sistemler gereklidir.

Diş Taşı Temizliği Ne kadar Aralıklarla Uygulanır?
Diş taşı temizliği, diş beyazlatma yönteminde uygulanan kimyasal işlemlere yer verilmeden yapılır. Bu sebeple de senede iki kez uygulanabilmektedir. Arzuya olarak daha sık aralıklarla da uygulanabilen bu yöntem için en ideal aralık, 6 ayda bir olacak şekilde tavsiye edilmektedir. Diş hekimlerinin tercihi olan bu aralıklarda diş temizliği yapıldığı koşulda, daha az çürüyen ve daha sağlıkla ve temiz gözüken dişlere sahip olabilmek mümkündür. Dişlerin kendi rengine ulaşmasını da sağlayan bu tekniğin uygulanışı esnasında bir zararlı maddenin vücuda alımı da söz konusu olmamaktadır.

Diş taşı temizliği yaptıran kişilerle yapılan anket görüşmelerinde genellikle, diş taşı temizliğinin oldukça fayda sağladığı düşüncesinde hemfikir olunmuştur. Belirtilerle de arkasında durulan bu durum, diş hekimleri tarafından da seminerlerde fayda ve avantajları ile anlatılmaktadır. Herhangi bir zararı bulunmayan bu yöntem yetişkin her insanda rahatlıkla yapılabilir. Hastane de ya ad özel hekim muayenelerinde uygulanabilecek bu yöntem, dişlerin duruma bağlı olarak en fazla yarım saatte tamamlanmaktadır. Yarım saatten az süren uygulamanın sonunda, son adım için, cila olarak bir başka madde ile diş temizliği yapılır. herhangi bir ağrı olmadan uygulanan diş temizliği ardından yemeklerde sıcak-soğuk hassasiyeti meydana gelebilir ancak fakat en fazla bir haftada ortadan kalkar.

Diş Taşı Temizliğinin Zararları Var mıdır?
Diş temizliği zararları üzerinde yapılan çalışmalarda herhangi bir bulgu tespit edilmemiştir. Diş temizleme uygulaması tamamen uygulanabilir ve zararsız bir yöntemdir. Uzmanlar tarafından tavsiye edilen bu durum, sağlıklı olmak için diş sağlığı ve dişlerin güçlenmesi için atılan bir adımdır. Diş taşı temizliği esnasında herhangi bir ağrı ya da acı duymak, diş etlerine zarar gelmesi ya da dişlerde aşınma gibi durumlar söz konusu olmaz.

Diş etlerinin temizleme esnasında beklenenden fazla kanaması ise diş eti hassasiyetinin bir belirtisidir. Dolgu uygulanan dişlerde bu dolguların daha iyi muhafaza edilebilmesi ve dişlerin içeriden çürümesinin önüne geçmek için 6 aylık dönemlerde düzenli olarak diş taşı temizliği yaptırmak gerekmektedir.Yalnızca olumlu taraflar olan bu uygulamanın, olumsuz bir bulgusuna rastlanmamıştır. Diş taşı temizliği uygulanmaz ise, diş etlerine ve zamanla diş dokusuna ardından da kemiklere zarar vermesi durumu söz konusu olacaktır.

Diş Taşı Niçin Ortaya Çıkar?
Dişeti cebi olarak isimlendirilen bölge, tam olarak dişeti ile diş minesinin birleştiği bölgedir. Buradaki derinlik normal olarak 3mm olmaktadır. Bunun haricinde kalan hastalarda anormal bir diş eti rahatsızlığı mevcut olabilir. Hekim tavsiyesi ile gerekli tedavi uygulanmalıdır. Diş eti cebinde biriken tartar, bir süre ardından dişlerde çürümeye yol açarak olumsuz sonuçlara sebep olabilmektedir. Düzenli şekilde diş taşı temizliği uygulatan kişilerde yapılan araştırmalarda daha az çürük ile karşılaştıkları ortaya çıkmaktadır.

Diş taşı tam da bu bölgede ortaya çıkan ve tüketilen besinler neticesinde kalan artıkların tamamının temizlenmemesi ile meydana gelen bir durumdur. Şayet tedbir alınmaz ise daha uzun sürede üst üste birikir ve diş çürümelerine yol açar. Diş minesinde toplanan diş taşı her dişte ortaya çıkar. Arkada kalan dişlerde çiğneme fonksiyonu olması sebebi ile, buradaki enzimler daha fazla çalışmaktadır ve parçalanmalar fazladır. Parçalanmadan kalan yemek artıklarının burada toplanması ile arka dişlerde yani azı dişlerinde daha çok tartar meydana gelmekte ve müdahale de geç kalındığında bunlar çürüklere sebep olmaktadır.

Diş taşı oluşumunun esas sebebi, tüketilen besinler sonrasında biriken yemek artıklarının yeterince temizlenmeyerek fırçalama esnasında gömülü kalmaları ve zamanla çoğalmalarıdır. Buna bir çözüm olarak her gün gece yatmadan önce uygulanacak olan bir diş ipi temizliği fayda sağlayacaktır. Bu şekilde, diş dip kısımlarda kalan yemek artıklarından biraz da olsa kurtulmak mümkün olacaktır. Ağız kokusuna yol açabilen bu bakteriler iş ipi ile temizlendiği taktirde ağız kokusu sorununu da hafifletilmektedir. Plak koruyucu sıvılar ile gargara yaparak plak oluşumunu geciktirmek de mümkündür.

Diş Taşı Temizliği ve Diş Beyazlatma İşlemi Arasındaki Farklar

Diş taşı temizliği diş minesinin üzerindeki tabakanın alınması ve aşındırıldıktan sonra yerine gelen beyaz tabakanın ışınlar ile daha da parlak bir görünüme ulaştırılması yöntemidir. Bunun haricinde diş taşı temizliğinde kusursuz ve aşırı bir parlak beyazlık söz konusu olmaz. Yalnızca dişin diş eti ile birleştiği bölgelerde ortaya çıkan tartar oluşumunu gidermek amacıyla uygulanan ve estetik olmayan bir yöntemdir. Diş taşı temizliği yalnızca sağlık odaklı uygulanır ancak diş beyazlatma işlemi estetik açıdan tercih edilir. İkisi arasındaki bir başka fark ise uygulanış süreleri ve uygulanırken kullanılan malzemelerdir.

Diş taşı temizliği esnasında kimyasal madde yoğunluğu az olan ve içinde peroksit barındımayan maddeler ile oldukça az miktarda aşındırma yapılır. Diş minesine fazla zarar vermeden yeniden tartar meydana gelene kadar sağlıkla ışıldamasına yardımcı olur. Diş beyazlatma yani bleaching yönteminde ise bundan çok daha fazla kimyasal madde içerikli jeller uygulanır. Jel bölümler ışınlar ile diş minesi üzerinde tepkime verir ve aşınmalar neticesinde beyaz bir diş ortaya çıkmasını sağlarlar. Bu şekilde de birkaç ton açılmış, beyaz ve ışıltılı dişlere sahip olmak mümkün olur.

Diş taşı temizliği ve diş beyazlatma arasındaki farklar:

Diş yapısındaki aşınmalar
Kullanılan kimyasal maddenin oranı
Işın uygulanması
Daha sık uygulanabilir olası
Dişlerde birkaç ton fark ortaya çıkması
Jel ve toz ile farklı uygulamalar yapılması
Kullanılan sistemik araçlar
Uygulamanın süresi
Dişeti hassasiyeti oluşması
Diş Taşı Temizliği Kimler İçin Uygundur?

Diş taşı yani tartar her kişide ortaya çıkabilecek bir maddedir. Tükettiğimiz besinlerden kalan enzimler ve atıklar neticesinde mikroorganizmaların burada birikir ve oluşturduğu bu madde bazı durumlarda sarı renkte, bazı durumlarda ise kahverengi olmaktadır. Her geçen gün gözle görülür bir farkla artan bu maddeler, diş eti ve diş minesi arasında birikir ve burada beslenmeye devam eden bakterileri barındırırlar. Neticesinde kireç bağlamış dişler ile sağlıklı olmayan bir gülüş sergilersiniz. Bu rahatsız edici durumun ortadan kalkabilmesi için yapılması gereken ise, diş taşı temizliğidir.

Ortalama, 20 dakikada tamamlanan bu yöntemin ardından cila uygulaması yapılır ve dişler daha parlak görünür. Diş taşı temizliği esnasında diş minesine herhangi bir hasar verilmediğinden dolayı her yetişkin birey için uygulanabilen bir işlemdir. Yetişkinlerde rahatlıkla uygulanabilen bu durum, çocuklarda ve süt dişine sahip olanlarda yapılmaz. Süt dişleri zamanı geldiğinde dökülecektir, bu sebeple bu aşamada oluşan tartarın temizlenmesinde bir gerek görülmez. Genel bir şekilde 65 yaş üzeri grupta tercih edilen ve pratikliği ile öne çıkan takma dişler de diş taşı temizliği için uygundur. Bunların neticesinde, yemek artıkları ile bu kısımlarda, diş altlarında plak oluşumu meydana gelmektedir. Bu sebeple her gün dişleri çıkartıp fırçalamanın dışında, senede bir kere temizletme yaptırıp daha ışıltılı dişlere sahip olmak mümkündür. Koku yapma sorunu, bu şekilde ortadan kalkacaktır.